Tedx Alsancak’tan Notlar

Tedx Alsancak İzmir Sosyal Medya

Dün İzmir, TedX Alsancak etkinliğiyle şenlendi. Fransız Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla geçen etkinlikte 18 dakikalık zaman aralıklarıyla, “Sosyal Medya ve Spor” temalı konular üzerinde duruldu. “Oyunu kim kazanır?” sorusuna cevap arayan birbirinden değerli konuşmacılar, gün sonuna kadar kendi bakış açıları ve kendilerine has değerlendirmeleriyle bu soru üzerine giderek, yorumlarını ve zaman zaman kendi deneyimlerini dinleyenlerle paylaştılar.

Pozitif Tv aracılığıyla canlı olarak internet üzerinden de takip edilen ve Twitter’da #tedxalsancak hashtag’i ile paylaşımlarda bulunulan TedX Alsancak etkinliğine, Sporx ana sponsor olarak katılırken, Coca Cola İçecek ve Surtaş gibi bir çok firma da hizmet ve ürün sponsoru olarak katıldılar.

Sunumlar başlamadan hemen önce TedX ekibi kendilerini tanıtarak, kısa bir konuşma yaptı ve TedX etkinlikleri için geleneksel hale gelmiş videolardan “online videonun önemini” anlatan bilgi içerikli bir video yayınlandı.

Ve etkinlik, Grey Worldwide’da Yönetici Danışman olarak görev yapan Akan Abdula’ nın sunumu ile başladı. “Beynimizin Nöronları” adını verdiği sunumunda; beynimizin bizleri sistemler içerisinde yönettiğini söyleyerek, aslında bilmediğimiz bir formülü beynimizin her saniye uyguladığından bahsetti. Dopaminerjik adı verilen bir nöronun var olduğunu söyleyerek, bu nöron sayesinde Ronaldo’ nun karanlıkta bile kaleye gol atabildiğinden bahsetti. Tüm bu bilimsel gerçekleri anlatmasındaki nedenin , sosyal medyada da böyle bir koşullama içerisine girilerek hareket edilmesi olduğunu belirtti.  Markaların televizyonda kullandığı dili, sosyal medyada da kullandıklarına değinerek; artık logolar yerine insan yüzleri,mesajlar yerine sosyal etkileşimler olursa bu oyunun kazanılacağını söyleyerek sunumunu sonlandırdı.

Bir sonraki sunum, hepimizin yakından tanıdığı bir isimdi: Nasuh Mahruki. Ne iş yaptığını biliyorsunuz belki ama yine de biz yazalım: Profesyonel Dağcı, Yazar, Arama Kurtarma Gönüllüsü ve Fotoğrafçı. Başarı ve mutluluğun zihin haritasını gözler önüne seren Nasuh Mahruki, öncelikle birebir deneyimlerini paylaşarak sunumuna başladı. Hedeflerimize ulaşmada izlememiz gereken aşamaları  sıraladı ve bu aşamaları uygulamaya başlamadan önce içimizdeki en iyi beni arayarak yola çıkmamızı tavsiye etti.

Sonrasında İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyesi ve Kurumsal/Bireysel Gelişim Uzmanı Taylan Özgür Demirkaya sözü devraldı.Kişi ve kişilik kavramlarını anlatarak, sosyal medyanın doğrudan kişilikle alakalı olduğunu söyledi.1990-2000 yılları arasında kişilerin yani gerçek hayatların varolduğunu, 2000-2008 yılları arasında gerçek ile sanal hayatın ayrı ayrı var olduğunu, fakat 2008-2012 yılları arasında hayatın tamamen değişerek gerçek ve sanal hayatın birbirinin içinde olduğuna değindi. Geleceğin ise bu hızla giderse gerçek hayatı içine alacak bir sanal dünyadan oluşacağını belirtti. Sunumunu; zaman tüneli ve haber akışlarında kaybolmadan, kendi akışınızı yaşayın diyerek sonlandırdı.

Hayal Akademisi’nin Kurucusu ve Sosyal Medya İletişim Danışmanı Ercüment Büyükşener, sunumuna farklı ve anlam yüklü bir soruyla başladı: Kuralları olmayan bir oyunun kazananı da olabilir mi?

Sosyal medyanın tüketiciler tarafından üretildiğini ve söz sahibi olanların yine tüketicilerin olduğuna değindi. Sosyal medyanın ölçümlenebilir bir platform olmaması nedeniyle aslında bir sosyal sömürü haline dönüştüğünü söyledi. Markaların artık sosyal medyada sürdürülebilir bir ilişki yürütmesi gerekiyor diyerek, ilişkicililik ve kampanyacılığı birbirinden ayırmanın önemini vurguladı.

Öğleden sonraki 2. oturumda; Trend Analisti/Sosyal Pazarlama Danışmanı ve Bigumigu.com Kurucusu Yalçın Pembecioğlu “Formula 1 ve Sosyal Medya” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Senna filminin Türkiye’ye gelmesi için sosyal medyada kampanyalar düzenleyerek hedeflerine nasıl ulaştıklarının hikayesini bizlerle paylaştı.

Sonrasında ise NTV’den spor yorumcu Mehmet Demirkol ve NTV genel yayın yönetmeni Fuat Akdağ, soru-cevap şeklinde ve sohbet havasında yaptıkları konuşmaları ile medyanın sosyal medya içinde bulunma şeklini değerlendirdiler.

Yemek sonrası ilk oturumda ise deneyim tasarımcısı Ömür Kula sunumuna başladı ve deneyim tasarımının pazarlamadan farkının boşlukları fırsattan önce görebilmek olduğunu belirtti. Müşteri deneyiminin tesadüfi değil, tasarlanabilir olduğunu söyledi.

Klinik Ajans Başkanı ve Değişim Grup A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Özkan, sunumsuz sunumuyla 🙂 ve keyifli anlatımıyla en çok dikkat çeken konuşmacılardandı. Sunumunu teknik aksaklıklar nedeniyle yayınlayamasa da ,üzerinde durduğu tema çok anlamlıydı : “Unutmak Güzeldir.”

Günümüzde sosyal medyanın bu kadar yaygınlaşmasıyla unutmanın mümkün olmadığı bir noktaya geldiğimizi anlatan Özkan, aslında unutmanın insanlığa verilmiş en güzel hediye olduğundan bahsetti. Çiğdem Özkan’dan sonra Uluslararası bir şirketin pazarlama departmanında İstanbul saha müdürü olarak görev yapan Ilgın Çetin, sunumuna başlayarak sosyal platformlardaki ve özellikle Twitter’daki deneyimlerini paylaştı.

Gazeteci, spor yazarı ve yorumcusu Sabri Ugan,etkinliğin genel sorusu “oyunu kim kazanır”a cevaplar vererek sunumunu gerçekleştirdi. Bazen sadece hayal kurmak kazanır diyerek kendi deneyimlerinden örnekler verdi. Maçı kim kazanırsa kazansın, oyunu kalbimiz kazanıyor diyerek de gönüllerimizi fethetti.

“Hayatta pozisyon çoktur. Aslında oyunu, oyunda kalan kazanıyor.” cümlesi ile sunumunu sonlandırdı.

Konu Sosyal medya ve spor olunca, futbol hakemi konuşmacılar arasında olmazsa olmazdı. İzmir bölgesi ulusal futbol hakemi olan Mehmet Fatih Gökçe, sunumunda; dünyada sosyal ağlarda aktif olan ilk 10 futbol takımından 3 ünün Türk takımı olmasına değinerek futbolun sosyal medyada ulaştığı noktalara dikkat çekti.

Etkinliğin son oturumları oldukça keyifliydi. Çünkü Semih Saygıner bilardo maceralarını ve serüvenini eğlenceli bir şekilde anlatarak bütün salonu kahkahalara boğdu. “Herşeye rağmen” kelimesinin hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyleyerek, oyunu çok çalışan ve yaptığı işi seven kazanır diyerek konuşmasını bitirdi.

Sonrasında uluslararası iş geliştirme ve pazarlama uzmanı Ercan Yılmaz, “sosyal medyanın gücü adına, güç bende artık” sunumuyla, orantısız güç kullanarak sosyal medyayı kullanmamak gerektiğine vurgu yaptı ve oyunu nefes aldığı her dakikanın kıymetini bilen kazanır diyerek sunumunu tamamladı.

Son iki konuşmacı ayrı ayrı sunumları gerçekleştiren NTV Spor spikeri İsmail Şenol ve Ntv spor yorumcusu Caner Eler, kendi deneyimlerinden bahsederek sporun sadece futboldan oluşmadığını belirttiler ve en zor zamanlarımızda birbirine tutunan bizlerin, artık bireyselliğe doğru ilerlediğimizi söyleyerek sunumlarını tamamladılar.

Caner Eler’in sunumuyla birlikte, İzmir’de 1.si düzenlenen Tedx Alsancak etkinliği sona erdi ve “Oyunu Kim Kazanır?” sorusu cevapları ile birlikte zihinlerimize kazındı. Organizasyonda emeği geçen herkese FikirMedya olarak teşekkür ediyor, önümüzdeki sene aynı etkinlikte görüşmeyi temenni ediyoruz.

Tedx Türkiye

Benden son olarak not, sağda gördüğünüz arkadaşım sağolsun bu etkinlikte verdikleri Tedx ve Sporx Basılı Bardağı bana hediye etti, soldaki arkadaşımda kendi bardağını vermemek için iyi direndi, hatta kalem hediye edicekti fakat o kalem yine ofisimizdeki bir arkadaşımız olunca bütün plan suya düştü, buradanda Bardak için Miray’a çok teşekkür ederim.

Sporx Tedx Alsancak Bardağı